Vitra Seramik Sanat Atölyesi
Ana Sayfa   Vitra Seramik Sanat Atölyesi Hakkında  Sergiler  Anadolu Koleksiyonu  Etkinlikler  Basın  İletişim
 
 
 
Anadolu Koleksiyonu 2006 "Medusa"
Kötülüklere karşı tılsımlı bir yüz : "Medusa"

Medusaİnsanoğlu tarih öncesi çağlardan günümüze, her ne pahasına olursa olsun varlığını sürdürme içgüdüsüyle hayata tutunmaya çalışıyor. Doğayla süregelen inanılmaz bir mücadele bu; zorlu ve bir o kadar da tutku dolu bir savaş? Tüm zayıflığına, doğanın gücü karşısında tüm çaresizliğine rağmen insanoğlu bu dişe diş mücadelede her türlü savaş malzemesini kullanıyor ve çoğu zaman da galip çıkan o oluyor. Doğaya kafa tutuyor ve ona hükmediyor ama, kimi zaman öyle büyük felaketler, öylesine güçlü yenilgilerle karşı karşıya kalıyor ki güçsüzlüğünü anlıyor.

Tarih öncesinden bugüne, doğayla giriştiği mücadelede sayısız araçla donattı insanoğlu kendini ve hiç yılmadı. Zekâsı ve yeteneğiyle yarattı bu araçları, kimi zaman da korkularıyla... Her zaman taşla, sopayla, okla, barutla ya da bilek gücüyle değil, bazen de tılsımla, iksirle, muskayla karşı koydu kötülüklere, felaketlere?

İşte Medusa da bunlardan biri? Bu yılan saçlı kadın, eski çağlarda kötülüklerden, felaketlerden korunmak için çare arayan insanoğlunun medet umduğu bir imge oldu. Mitolojiye göre Medusa, olağanüstü gücü, kendisine bakanı bir anda taşa çeviren gözleriyle "yaşam, ölüm ve yeniden doğuş"u simgeliyordu. Antik Çağ'da dönemin büyük yapıları, özel mekânları kötülüklerden ve felaketlerden korunmak için Medusa başı formunda heykel ve kabartmalarla süslendi.

Medusa'nın trajik öyküsü

Güzeller güzeli, simsiyah gözlü, uzun lepiska saçlı genç bir kadındır Medusa? Dokunaklı sonunu hazırlayan ise Perseus'a duyduğu aşk olur. Zekâ Tanrıçası Athena'nın da Perseus'ta gözü vardır ve katlanamadığı bu güzelliği, Yunan Mitolojisi'nde yeraltı dünyasının dişi canavarları olarak anılan üç Gorgona'dan birine çevirir.

Diğer kardeşlerinden farklı olarak ölümlü olan Medusa çok çirkinleşmiş, saçlarının güzelim bukleleri ise birer yılana dönüşmüştür. Kocaman, yassı burnu, geniş kulakları, yaban domuzunu andıran uzun dişleri ve vahşi hayvanları andıran sesi vardır artık ve delici bakışlara sahip korkutucu gözleri, kendisine bakanları bir anda taşa çevirir. Korkunç olduğu kadar yenilmezdir de...

Kesik Medusa başının gücü

Efsaneye göre Perseus, Kral Polydektes'e düğün hediyesi olarak Medusa'nın başını hediye etmek ister. Tanrıların da yardımıyla Medusa'nın başını keser ve alıp yola çıkar. Medusa'nın kesik başından akan kan damlaları Libya çöllerine yayılır ve bugün dünyanın her tarafında görülen zehirli yılanlara dönüşür. Perseus ise Medusa'nın kesik başının yardımıyla düşmanlarını taşa çevirerek birçok savaş kazanır. Bu inanış nedeniyle Medusa eski Bizans'ta kılıç kabzalarına ve sütun kaidelerine ters ve yan olarak yerleştirilir. Böylelikle Medusa'nın gözlerinden yayılan tılsım onu elinde tutanı değil doğrulttuğu, karşısındaki insanı etkiler, sahip olanı kötülüklerden korur.

Yerebatan sütunlarının altında

Günümüze dek ulaşan en güzel işlenmiş ve korunmuş Medusa figürlerinden birisi Didim'de Apollon Tapınağı'nın bahçesinde bulunmaktadır. Didim'in sembolü haline gelen bu figür dışında, tapınakta yarım kalmış birçok Medusa figürü de yer almaktadır.
Bilinen Medusa başlarının en etkileyicileri ise İstanbul Yerebatan Sarnıcı'ndakilerdir. Medusa başları karanlık suların içinde, uçsuz bucaksız bir ormanı hatırlatan sütunlarla bezeli sarnıcın en dibinde yer alan iki sütunun altındadır. Sütunlara kaide olarak kullanılan Roma Çağı'na ait bu Medusa heykellerinin, sarnıcın inşaatında sadece işlevsel olarak kullanıldığı, tılsım imgesine o dönemde önem verilmediği araştırmacılar tarafından kabul gören bir görüştür. 4. yüzyıla ait bu başların hangi yapıdan alınarak buraya getirildiği konusunda da kesin bir bilgi yoktur. Ancak Genç Roma Çağı'na ait antik bir yapıdan sökülerek getirildiği yaygın bir kanaattir.

Talihsiz Medusa

Perseus'a duyduğu aşk yüzünden Athena'nın gazabına uğrayan Medusa sevdiği erkeğe kavuşamamış, bir de üstelik onun kılıcıyla başından olmuştur. Ama her şeye rağmen, taşa çeviren gözleriyle savaş alanında sevdiği erkeğin en önemli silahı haline dönüşür ve ona "yenilmez" unvanını kazandırır.

Talihsizlik güzel Medusa'nın yakasını hiç bırakmaz, heykellerinin de... Roma Çağı heykelciliğinin önemli eserlerinden olan dev büyüklükteki iki Medusa başı, yüzyıllar önce bulundukları yapıdan sökülüp Yerebatan'a getirilir ve kaide sütunu olarak kullanılarak karanlık suların içine gömülürler. Yüzyıllar sonra Yerebatan Sarnıcı'nın temizlenmesiyle tonlarca çamurun altında gizlenmekten kurtulan Medusa'lar yeniden hayat ışığına kavuştular.

Yüzyıllardır Yerebatan Sarnıcı'nda ahenkle damlayan sular, sarnıcın yarı karanlık, gizemli atmosferinde dolaşanlara talihsiz Medusa'nın trajik hikâyesini fısıldıyor. Medusa tarih öncesinden bugüne, biz ölümlülere yaşamı, ölümü ve doğanın sonsuz döngüsünü anımsatıyor. Hiç yorulmadan, o eşsiz gücüyle?